Ertuğrul Akben | Ocak 2026
───────────────────────────────────────
Geçtiğimiz günlerde We Are Social ve Meltwater tarafından yayımlanan ‘Digital 2026 Global Overview’ raporunu inceledim. Raporda yer alan bir veri özellikle dikkat çekiciydi: Türkiye, yapay zeka kaynaklı web trafiğinin yüzde 94,49’unu ChatGPT üzerinden alıyor. Dünya ortalaması ise yüzde 80,92.
Bu tablo ilk bakışta ‘Türkiye yapay zekayı dünyada en çok kullanan ülke’ gibi algılanabilir. Ancak veri aslında bunu söylemiyor. Söylediği şey şu: Türkiye, yapay zeka web trafiğinde en fazla ChatGPT’ye yoğunlaşan, yani en tekelleşmiş ülkelerden biri.
Startup Gazetesi İçerik
Rakamların Gerçek Anlamı
Raporda ölçülen metrik, yapay zeka araçlarından web sitelerine yönlendirilen trafik oranıdır. Mobil uygulama kullanımı, API tabanlı kurumsal çözümler, şirket içi Copilot sistemleri veya özel yapay zeka uygulamaları bu kapsamın dışındadır. Dolayısıyla bu veri, ağırlıklı olarak bireysel ve web tabanlı kullanıcı davranışını yansıtır.
Türkiye’de bu trafiğin yüzde 94,49’u ChatGPT’den gelirken, kalan yüzde 5,51; Claude, Gemini, Perplexity, Copilot ve diğer yapay zeka araçları arasında paylaşılmaktadır. Bu durum, Türkiye’de yapay zeka farkındalığının büyük ölçüde tek bir araç etrafında şekillendiğini göstermektedir.
Bu tablo hem olumlu hem de düşündürücü. Olumlu tarafı, Türk kullanıcıların yeni teknolojileri hızlı benimsemesi. Düşündürücü tarafı ise, alternatif araçların neredeyse hiç bilinmemesi ve tek bir platforma aşırı bağımlılık.
ChatGPT Dışında Neler Var?
Yapay zeka ekosistemi ChatGPT’den ibaret değil. Claude uzun metin analizi, yazım ve kodlama tarafında güçlü. Gemini, Google ekosistemiyle entegre çalışarak Gmail ve Docs gibi araçlarla ciddi kolaylık sağlıyor. Perplexity, kaynak göstererek araştırma yapmak isteyenler için ideal. Copilot ise Word, Excel ve PowerPoint içinde doğrudan üretkenlik sunuyor.
Her aracın güçlü olduğu alan farklı. Tek bir araca bağlı kalmak, doğru işi yanlış aletle yapmaya benziyor.
SEO’dan GEO’ya: Oyunun Kuralları Değişiyor
Yıllardır dijital dünyada SEO konuşuyoruz: Arama motorlarında üst sıralarda çıkmak. SEO hala önemli, ancak artık tek başına yeterli değil. Yeni dönemin kavramı GEO: Generative Engine Optimization.
GEO, markaların ve işletmelerin üretken yapay zeka sistemlerinin beslendiği bilgi ekosisteminde görünür, tutarlı ve güvenilir hale gelmesi anlamına geliyor. Bugün insanlar Google’a yazmak yerine ChatGPT’ye, Gemini’ye ya da benzeri sistemlere soru soruyor.
Burada kritik bir nokta var: Yapay zeka sistemleri işletmeleri özel bir veritabanından çekip listelemez. İnternet üzerindeki içeriklere, güven sinyallerine ve genel dijital otoriteye bakarak olasılıksal öneriler üretir. Bu nedenle kaliteli içerik, tutarlı dijital kimlik ve güvenilirlik her zamankinden daha önemlidir.
Sahadan Bir Örnek: Görünmez KOBİ’ler
Geçtiğimiz ay bir e-ticaret danışmanlığı sırasında ilginç bir test yaptık. Google’da ilk sayfada çıkan, web sitesi olan, müşteri yorumları bulunan bir mobilya firması için farklı yapay zeka araçlarına ‘Türkiye’de kaliteli mobilya firması öner’ sorusunu sorduk. Hiçbirinde işletmenin adı geçmedi.
Bu tekil bir örnek değil. Sahada benzer durumlarla çok sık karşılaşıyorum. Türkiye’deki KOBİ’lerin büyük çoğunluğu arama motorlarında var, fakat yapay zeka çağında görünmez durumdalar. Bu da sadece Google’da çıkmanın artık yeterli olmadığını gösteriyor.
Ne Yapmalı?
İşletmeler için yol haritası aslında çok net: İnternette tutarlı ve kaliteli içerik üretmek, gerçek müşteri yorumlarını artırmak, sektörde uzmanlık ve otorite sinyali vermek, sosyal medyada aktif ve güvenilir olmak. Bunlar yalnızca Google için değil, yapay zeka sistemleri için de geçerli.
Tek Araca Bağımlı Olmayın
Bireyler için de işletmeler için de en büyük risk, tek bir yapay zeka aracına bağımlı kalmak. Bugün ChatGPT önde olabilir; ancak yarın hangi platformun baskın olacağını kimse bilmiyor. Yapay zeka okuryazarlığı, farklı araçları tanımayı ve doğru yerde doğru aracı kullanmayı gerektirir.
───────────────────────────────────────
Son Söz
Türkiye’nin yapay zeka trafiğinde öne çıkması sevindirici. Ancak bu trafiğin neredeyse tamamının tek bir araca gitmesi, önemli bir uyarı sinyali. Eskiden ‘internette yoksan yoksun’ denirdi. Bugün yeni gerçek şu:
‘Yapay zeka seni tanımıyorsa, dijital dünyadaki temas noktalarının önemli bir bölümünü kaçırıyorsun.’
Kaynakça: https://datareportal.com/reports/digital-2026-global-overview-report

Dijital dönüşüm ve yapay zeka odağında uzun süredir girişimler geliştiriyorum. Türkiye’de ve yurt dışında; medya, yazılım ve dijital pazarlama alanlarında faaliyet gösteren şirketlerim üzerinden farklı projeler yürütüyorum. Bu köşede amacım teknoloji gündemini aktarmak değil; teknolojinin sizin işinize, gelirine ve operasyonuna nasıl somut katkı sağlayacağını göstermek. Yapay zeka ve teknoloji dünyasındaki gelişmeleri anlaşılır bir dille, doğrudan uygulanabilecek örneklerle ele alacağım. Haftada bir kez burada buluşacağız.


