Teknoloji girişimciliği denildiğinde çoğu zaman akla yatırım turları, yeni ürünler veya büyüyen şirketler geliyor. Ancak 25 yaşındaki yazılım geliştiricisi ve siber güvenlik araştırmacısı Ali Yabuz, girişimciliğin aynı zamanda küresel teknoloji ekosistemine teknik katkı sunabilmek anlamına da geldiğini gösteren dikkat çekici bir başarı hikâyesine imza attı.
Yeditepe Üniversitesi mezunu olan Yabuz, yaklaşık altı yıldır yazılım geliştirme ile birlikte bağımsız siber güvenlik araştırmaları yürütüyor. Günlük hayatında müşterileri için kurumsal yazılım ve yapay zekâ projeleri geliştiren genç girişimci, mesaisinin dışında ise dünyanın en büyük teknoloji şirketlerinin sistemlerini analiz ediyor. Amacı ise güvenlik açıklarını kötüye kullanmak değil; şirketleri önceden bilgilendirerek milyonlarca kullanıcı için daha güvenli dijital ürünlerin oluşmasına katkı sağlamak.
Bu çalışmaların ilk önemli sonucu Apple tarafında geldi. macOS üzerinde gerçekleştirdiği güvenlik araştırması Apple tarafından incelendi ve doğrulandı. Süreç sonunda hazırlanan güvenlik kaydı kapsamında Ali Yabuz’un ismi araştırmacı olarak Apple’ın güvenlik referanslarında yer aldı.
Apple sürecinin ardından çalışmalarına ara vermeyen Yabuz, bu kez odağını dünyanın en büyük oyun şirketlerinden biri olan Ubisoft’a çevirdi.
Yaklaşık bir ay boyunca macOS istemcisini tersine mühendislik yöntemleriyle analiz eden genç araştırmacı, uygulamanın güvenlik mimarisinde kritik öneme sahip bir zafiyet tespit etti. Hazırladığı teknik analiz, kanıt niteliğindeki Proof of Concept (PoC) çalışması ve ayrıntılı rapor doğrudan Ubisoft Global Security ekibine iletildi.
Şirket tarafından yapılan teknik değerlendirmeler sonucunda güvenlik bulgusu resmi olarak doğrulandı. Ubisoft, yaptığı geri bildirimde söz konusu zafiyeti CWE-114 (Process Control) kapsamında değerlendirdiğini bildirirken, araştırmaya sağladığı katkılar nedeniyle Ali Yabuz’a resmi teşekkür mesajı gönderdi. Aynı zamanda ilgili güvenlik ekiplerinin dünya genelindeki kullanıcıları kapsayacak güvenlik iyileştirme çalışmalarını başlattığı da paylaşıldı.
Uluslararası etik güvenlik standartları gereği güvenlik açığının teknik ayrıntıları ve etkilenen ürün henüz kamuoyuyla paylaşılmıyor. “Responsible Disclosure” olarak adlandırılan bu süreç, güvenlik güncellemeleri tamamlanmadan önce kullanıcıların risk altında kalmasını önlemek amacıyla uygulanıyor.
Ali Yabuz’un hikâyesini farklı kılan nokta ise bu başarıların büyük bir güvenlik şirketinin ya da araştırma laboratuvarının parçası olarak değil, tamamen bağımsız çalışmalar sonucunda elde edilmiş olması.
Bir yandan kendi girişimcilik faaliyetlerini sürdüren, yazılım projeleri geliştiren ve işletmelerin dijital dönüşüm süreçlerine katkı sağlayan Yabuz, diğer yandan küresel teknoloji şirketlerinin güvenliğini ilgilendiren teknik araştırmalar yürütmeye devam ediyor.
Kendi ifadesiyle en büyük hedefi, yalnızca yeni güvenlik açıkları bulmak değil; Türkiye’deki genç yazılımcılara ve girişimcilere uluslararası ölçekte değer üretmenin mümkün olduğunu gösterebilmek.
Bugün Apple ve Ubisoft gibi dünyanın en büyük teknoloji şirketlerinin güvenlik ekipleriyle aynı teknik zeminde çalışabilmek, Türkiye’den yetişen genç geliştiricilerin küresel teknoloji ekosistemine doğrudan katkı sunabilecek bilgi ve yetkinliğe sahip olduğunu ortaya koyuyor.
Ali Yabuz, önümüzdeki dönemde de uluslararası teknoloji şirketleri üzerinde etik güvenlik araştırmalarına devam etmeyi planlıyor. Ona göre en büyük motivasyonu ise başarılarını çoğaltmaktan çok, bu alana ilgi duyan gençlerin “Ben de yapabilirim.” diyebilmesini sağlamak.



