Broadcom’un VMware’i satın almasının ardından kalıcı lisans dönemi kapandı. Büyüyen şirketler için abonelik, bulut ve yeni hipervizör seçenekleri masada.
Bu yazı MAV Cloud’un tanıtım içeriğidir.
Girişimlerin ve hızlı büyüyen şirketlerin teknoloji bütçesinde sunucu altyapısı çoğu zaman sessiz bir kalemdir. Bir kez kurulur, yıllarca çalışır. Ancak son iki yılda sanallaştırma tarafında yaşanan lisans değişikliği, birçok şirketi bu sessiz kalemi yeniden hesaplamaya zorladı. Konu yalnızca büyük kurumları değil, birkaç sunucuyla çalışan ve finansal planını dikkatle yapan genç şirketleri de doğrudan ilgilendiriyor.
Startup Gazetesi İçerik
Kalıcı lisans dönemi kapandı
Broadcom, VMware satın alımını 22 Kasım 2023’te tamamladı. Birkaç hafta sonra, 11 Aralık 2023’te, kalıcı lisans satışı ve bu lisanslara ait destek yenilemeleri sona erdi; ürünler abonelik modeline taşındı. Abonelikte ölçü birimi fiziksel işlemci çekirdeği oldu ve her işlemci için en az 16 çekirdek lisanslanması kuralı getirildi.
Bu kural özellikle küçük ve orta ölçekli kurulumlarda hissedildi. İki adet 8 çekirdekli işlemcisi olan bir sunucu, fiziksel olarak 16 çekirdeğe sahip olsa da 32 çekirdek üzerinden lisanslanıyor. Eski donanımla çalışan şirketler için lisans hesabı, donanım yenileme planından ayrı düşünülemez hale geldi.
Dört yol, dört farklı maliyet yapısı
Sektörde öne çıkan seçenekler genel olarak dört başlıkta toplanıyor:
- Aboneliğe geçip mevcut VMware ortamında kalmak,
- Sanal sunucuları bir hizmet sağlayıcının VMware tabanlı bulutuna taşımak,
- Hyper-V, Proxmox VE gibi başka bir hipervizöre geçmek,
- Kurum içinde geliştirilen uygulamaları zamanla konteyner platformlarına dönüştürmek.
Doğru seçim; sanal sunucu sayısına, donanımın yaşına, ekibin yetkinliğine ve uygulamaların yapısına göre değişiyor. Başka bir hipervizöre geçişin maliyeti yalnızca lisans farkından oluşmuyor; disk dönüşümü, yedekleme ve izleme araçlarının uyumu ile ekibin yeni platformu öğrenme süresi de hesaba katılmalı.
Bulut seçeneği neden yeniden gündemde?
Tipik altyapı hizmeti (IaaS) modellerinde hipervizör katmanının lisans sorumluluğu sağlayıcıya geçiyor; şirket ise kullandığı işlemci, bellek ve disk kadar ödeme yapıyor. VMware disk biçimi ve yönetim alışkanlıkları korunduğu için geçiş de daha az kesintiyle planlanabiliyor. İstanbul Maltepe merkezli MAV Cloud, bulut sunucularını Equinix İstanbul veri merkezinde, VMware tabanlı altyapı üzerinde çalıştırıyor ve verinin Türkiye’de kalmasını isteyen şirketlere bu modeli sunuyor.
Büyüyen şirketler açısından bu modelin bir başka avantajı da kapasite esnekliği. Yeni bir ürün lansmanı ya da kampanya dönemi için ek kaynak gerektiğinde donanım siparişi beklemeden sanal sunucu büyütülebiliyor; dönem bitince kaynak yeniden küçültülebiliyor. Donanım için büyük bir peşin yatırım yerine aylık bir işletme gideri oluşması, nakit akışını yakından izleyen girişimler için ayrıca önem taşıyor.
Öte yandan bulut her durum için tek doğru değil. Çok sayıda sanal sunucuyu yoğun ve sürekli çalıştıran, donanımını yakın zamanda yenilemiş şirketler için aboneliğe geçip mevcut ortamda kalmak daha ekonomik olabiliyor. Karşılaştırmanın sağlıklı yapılabilmesi için her seçeneğin üç ila beş yıllık toplam maliyeti yan yana konulmalı.
Karar vermeden önce envanter
Uzmanların ortak önerisi, karar öncesinde basit bir envanter çıkarılması: kaç fiziksel sunucu var, her birinde kaç çekirdek bulunuyor, hangi sanal sunucular kritik, destek sözleşmeleri ne zaman bitiyor? Bu sorulara verilen cevaplar, abonelik maliyetini, taşıma süresini ve alternatif platformların gerçek maliyetini karşılaştırmayı mümkün kılıyor.
Lisans değişikliği tek başına bir kriz değil; altyapının uzun süredir ertelenen bir gözden geçirmesi için fırsat olarak da görülebilir. Yatırım turuna hazırlanan ya da hızla büyüyen şirketler için öngörülebilir bir altyapı maliyeti, finansal planın sağlam bir parçası haline geliyor.

Macera Tutkunu Editör: Dağları ve Kalemleri Keşfetmeye Hazır!



