1. Haberler
  2. Girişimcilik
  3. Türkiye’de Startup Olmak

Türkiye’de Startup Olmak

Türkiye’de startup olmak yalnızca ürün geliştirmekten ibaret değil. Yatırımcıların asıl baktığı kriter ise çoğu zaman görünmeyen ama belirleyici olan güven.

Türkiye’de Startup Olmak
Türkiye’de Startup Olmak
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Türkiye’de Startup Olmak: Ürün Geliştirmekten Daha Zoru, Güven İnşa Etmek!

Kod Yazmak Kolay, Güven Kazanmak Zor

Türkiye’de startup kurmak denildiğinde ilk akla gelen konular genellikle ürün geliştirme, yazılım altyapısı, yatırım bulma ve ölçeklenme olur. Oysa sahada gerçek tablo çok daha nettir: İyi bir ürününüz olabilir, hatta teknik olarak rakiplerinizden daha iyi bir çözüm sunuyor da olabilirsiniz; ancak güven inşa edemeyen bir startup’ın yatırım alması, müşteri kazanması ve sürdürülebilir büyüme yakalaması neredeyse imkânsızdır.

Bu yazı, startup dünyasında sıkça konuşulan ama çoğu zaman yüzeysel geçilen bir gerçeği ele alıyor: Türkiye’de startup olmanın en zor tarafı ürün geliştirmek değil, güven inşa etmektir.


Türkiye Startup Ekosisteminin Görünmeyen Dinamiği

Türkiye’de yatırımcı–startup ilişkisi Batı’daki örneklerden belirgin şekilde ayrışır. Silikon Vadisi’nde bir fikir ve güçlü bir ekip, ilk teması kurmak için yeterliyken; Türkiye’de süreç daha temkinli ilerler. Bunun temel nedenleri arasında:

  • Erken aşama girişimlerin yüksek batma oranı
  • Geçmişte yaşanmış olumsuz yatırım deneyimleri
  • Şeffaflık ve raporlama kültürünün yeterince oturmamış olması
  • Medya ve görünürlük eksikliğinin yarattığı belirsizlik

yer alır.

Bu ortamda yatırımcı için kritik soru şudur:

“Bu girişim gerçekten var mı, yoksa sadece bir sunumdan mı ibaret?”


Yatırımcı Neden Tanımadığı Startup’a Para Koymaz?

Yatırımcılar çoğu zaman para değil, belirsizlik riski yönetir. Tanımadığı, geçmişi görünmeyen ve dijital ayak izi olmayan bir startup; ne kadar iyi fikir sunarsa sunsun, yatırımcı açısından gri bir alandır.

Yatırımcının Zihninden Geçenler

  • Bu ekip daha önce ne yaptı?
  • Süreklilik gösterebildiler mi?
  • Medyada, sektörde veya dijitalde izleri var mı?
  • Kriz anında ortadan kaybolur mu, yoksa iletişimi sürdürür mü?

İşte bu soruların cevapları ürün demo’sunda değil, görünürlük ve süreklilikte saklıdır.


Dijital Ayak İzi Olmayan Startup Neden Risklidir?

Dijital ayak izi; bir startup’ın internette bıraktığı tüm izlerin toplamıdır. Bunlar yalnızca web sitesiyle sınırlı değildir:

  • Kurucu ve ekip hakkında içerikler
  • Medyada yer alma geçmişi
  • Blog yazıları, röportajlar
  • LinkedIn paylaşımları ve etkileşimler
  • Google arama sonuçlarındaki görünürlük

Dijital ayak izi olmayan bir startup, yatırımcı gözünde geçici algısı yaratır.

“Bugün var, yarın yok olabilir.”

Bu algı, çoğu zaman bilinçsizce oluşur ve startup farkına bile varmadan masadan elenir.


Güven = Süreklilik + Görünürlük

Startup dünyasında güven, tek bir PR çalışmasıyla veya tek seferlik bir haberle oluşmaz. Güven, zaman içinde biriken küçük ama tutarlı adımların toplamıdır.

Süreklilik Nedir?

  • Ayda bir de olsa düzenli içerik üretmek
  • LinkedIn’de sessiz kalmamak
  • Web sitesini güncel tutmak
  • Yeni gelişmeleri paylaşmak

Görünürlük Nedir?

  • Sektörel mecralarda yer almak
  • Otoriter yayınlarda adının geçmesi
  • Arandığında yalnızca kendi sitesinin değil, üçüncü taraf kaynakların da çıkması

Bu iki unsur birleştiğinde startup artık bir fikir olmaktan çıkar, gerçek bir organizasyon algısı yaratır.


Medya, Startup İçin Neden Hâlâ Kritik?

“Artık sosyal medya var, haberin önemi kalmadı” söylemi startup dünyasında sıkça dile getirilir. Ancak yatırımcı perspektifinden bakıldığında durum farklıdır.

Medya görünürlüğü;

  • Üçüncü taraf doğrulaması sağlar
  • Algıyı güçlendirir
  • Kurumsallık hissi yaratır
  • Google’da güven sinyali üretir

Özellikle startupgazetesi.com gibi niş ve tematik mecralarda yer almak, genel haber sitelerine kıyasla çok daha stratejik bir etki yaratır.


Tanıtım Yazısı mı, Haber mi?

Türkiye’de en çok karıştırılan konulardan biri de budur. Haber olmak değerlidir; ancak her startup için her zaman mümkün değildir.

Tanıtım yazıları doğru kurgulandığında:

  • Marka hikâyesini anlatır
  • Ürünü bağlamına oturtur
  • Google’da kalıcı iz bırakır
  • Yatırımcı araştırmalarında karşılarına çıkar

Buradaki kritik nokta; tanıtım yazısının reklam gibi değil, bilgilendirici ve değer katan içerik olarak kurgulanmasıdır.


Türkiye’de Startup’ların En Büyük Yanılgısı

Birçok girişim şu düşünceyle hareket eder:

“Yatırımı alalım, sonra PR yaparız.”

Oysa gerçek şu ki:

PR ve görünürlük, yatırım öncesi güven inşasının parçasıdır.

Yatırımcı, riskini azaltmak ister. Siz görünür oldukça, tutarlı oldukça, iletişim kurdukça risk düşer.


Startup Kurucularına Net Tavsiyeler

  • Ürününüz kadar hikâyenizi de anlatın
  • Dijitalde sessiz kalmayın
  • LinkedIn’i sadece iş ararken kullanmayın
  • Sektörel yayınlarda görünür olun
  • Sürekliliği hedefleyin, tek seferlik işler peşinde koşmayın

Güven Bir Feature Değil, Stratejidir

Türkiye’de startup olmak, yalnızca iyi bir ürün geliştirme meselesi değildir. Asıl rekabet alanı, güven inşa edebilenler ile edemeyenler arasında yaşanır.

Ürün kopyalanabilir.
Fikir çoğaltılabilir.
Ama güven, zamanla ve doğru stratejiyle inşa edilir.

Ve çoğu zaman kazananlar; en iyi ürünü yapanlar değil, en iyi güven verenler olur.


Bu yazı, Türkiye startup ekosisteminde yatırım, görünürlük ve güven ilişkisini stratejik bir perspektifle ele almak amacıyla Elif Demir tarafından kaleme alınmıştır.

Türkiye’de Startup Olmak
Yorum Yap

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.
Giriş Yap

Startup Gazetesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin